31 Ocak 2013 Perşembe

   şu sıra aram ders çalışmak ve okulla epey kötü.. niye bilmiyorum ama hiç içimden gelmiyor.. ilk defa bu kadar dersten kaldım.. bütünlemeler ile uğraşıyorum sıcak yatağımda miskin miskin yatmak varken.. işin gerçeği uğraşmıyorum.. "yumurta kapıya dayanınca" derler halk arasında eskiden o mantıkla çalışan biriydim ama şuan onu bile yapmıyorum.. işten izin aldım bir kaç gün dinleneyim, daha çok da kalan iki sınavıma çalışayım diye.. iki gündür masanın başına oturup bir kez kalemi aldım elime, onda da yanımda duran iddaa kuponları dikkatimi çekti.. sınav döneminde normal zamanlarda uğramayan temizlik ve yemek yapma aşkı beliriyor içimde.. yağmurda ıslanmaktan nefret ettiğim halde şemsiyemi alıp yürüyüşlere çıkabiliyorum yahut senelerdir televizyondan ayrı kaldığım ve yokluğunu hissetmediğim halde televizyona kitlenip haberden tut en gereksiz dizilere, reklamlara kadar izleyebiliyorum.. yarını da bu şekilde geçireceğime eminim.. hiç olmazsa biraz olsun dinlendim, diye kendimi avutmaya çalışıyorum bir yandan ama nafile.. bu derslerin bütünlemesine girsem de kalacağım.. alttan dersim olmamasına ve başarılı sayılabilecek bir öğrenci olmama rağmen bu kez umutsuzum..

   iddaa kuponları demişken millet olarak hevesliyiz kolay yoldan para kazanmaya bu su götürmez bir gerçek.. iddaa bayiilerinin dolup taşması, milli piyango sıraları falan kanıtlıyor bunu.. belki de tek millet biz değilizdir bu konuda insanın doğasında vardır bu doyumsuzluk, daha fazlasını tek seferde isteme arzusu.. her neyse şu sıra bu olaya kendimi kaptırmış durumdayım.. mantıken düşünüyor kendimi dizginlemeye çalışıyorum bu tür paralar insanların hayatlarını mahvediyor diyorum -ki örnekler de çok- tamam ikna oldum diyorum bir bakıyorum yine bir şans oyununun başındayım.. eskiden böyle değildim sanırım insanların hayalleri artınca paraya sahip olma isteği daha mı artıyor? bir kupon olsa yüz milyarlık ben bunu istemiyorum diyen tek bir şahıs olmaz sanırım.. sadece yüz milyardan bahsediyorum trilyon ya da yüzlerce trilyondan değil.. para, insanın gözünü döndürebilecek kadar kötü şey.. 

   bu arada evde tek başıma kaldığım ikinci haftam.. başlarda sıkıldım ne yalan söyleyeyim günlerce izinsiz çalıştım, eve gelir gelmez yattım falan ama sanki şuan alıştım bu duruma.. arkadaşa mesaj çektim gelmeyin laan ben böyle iyiyim diye :D yalnızlığı severim aslında ama insan neye alışıyorsa aksi zor geliyor.. sanırım geldiklerinde de evde yalnız kalmayı özleyeceğim.. ev arkadaşlığı konusunda da bir arkadaşım ile problemim var hatta bu sadece benim problemim de değil diğer arkadaşım da benle aynı görüşte.. bazı şeyler vardır ne derler ona yazılı kurallar değildir yazılı olmasına ya da söylenmesine de gerek duyulmaz, herkes buna uyar.. öyle bir sorun bizimki de şimdiye kadar hep söylemek, uyarmak garip geldi çünkü düşünülmesi gereken şeylerdi ama artık çekilmez hale gelmeden bir şeyler yapılmalı.. sonumuz hayırlısı..

  haa bir de siz siz olun hastane yakınlarında ev sahibi olmayın, hatta kiracı da olmayın.. bir şey olur da hastaneye çabuk yetişirim diye düşünmeyin öleceğiniz varsa banyoda yığılır kalırsınız yahut koltukta.. onun dışında bozulan psikolojinizle kalakalıyorsunuz biraz olsun duyarlı bir insansanız.. yazıyı uzatıp konuyu dağıtmadan bir son vermeli.. büyüklerin ellerinden, küçüklerin.. saygılar..

  bir türlü diye gelmeyen o kelime de "etik" olmalı.. epey zorladı beni..

2 yorum:

  1. Hem iş hem okul olmuyor. Tamam paraya her zamankinden çok ihtiyaç oluyor öğrencilikte ama bünye iflas ediyor bir süre sonra.
    Kelin merhemi olsa kendi başına sürer ama ben merhemimi sana vereyim, biraz sabret her şey düzelecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler özgür :) gerçekten öyle zorluyor..

      Sil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..