18 Eylül 2013 Çarşamba

   heheyyttt.. :) bugün yine günlüğe çeviresim geldi blog seni gerçi adına aylık da denebilir veya belki de yıllık.. bilmem kaç ayın özeti de olabilir şuan yazdıklarım.. hayatım epey değişti yazmayalı, gerçi hayatlar hep değişir kaçınılmaz son.. 
   
   biraz alaycıyım bu gece, biraz gerçekçi, biraz da düşünceli.. hepsi bir arada nasıl oluyor ben de bilmiyorum.. şurdan başlamalıyım epey zamandır yazamıyor veya yarım yamalak yazıyordum klavyem bozuk olduğundan dolayı.. klavyem olmadan bir hiç olduğumu fark ettim, iki lafı bir araya getiremeyen yahut zor getiren bir insan olarak klavye her şeyimmiş.. 
   
   duygusallığı bırakıp olaylara geçiyorum ki iki hafta uzun bir hesaptan sonra yeni bir pc almaya karar verdim. her zamanki gibi "oluyorsa en iyisi olsun" düşünceme lanet ettim bu kez.. aldığım pc bozuk çıktı ve ilk bir ay içindeki teknik servisle aramdaki git-gellerden sonra en son 1 ayı doldurduğum için elimde kaldı. (elektronik eşyalarda -genelde pclerde diye biliyorum belki diğer ürünlerde de olabilir- bir ay kullanım süresi gibi bir şey vardır teknik terimlerle konuşamıyorum affedin.. eğer bu süre içinde sorun yaşarsanız paranızın geri iadesi veya aynı ürün ile değiştirmeyi talep etme gibi yasal bir hakkınız varmış, mışşşşş) neyseki bunu bildiğimden müşteri hizmetleri-teknik servis derken pc yi gönderdim ve bu kanun gereği değişim talep ettiğimi bildirdim. normalde telefonu servise gönderirsin ya 30 gün içinde gelmesi gerekir ama bu 30 günün 30 iş günü olduğunu söylerler sana bu da hemen hemen 40-45 güne tekabül eder. işte bu bizde nedense işlemiyormuş.. sipariş verdiğim günden itibaren 30 gün geçerliymiş.. 27.gün kargoya verdim kargo 28.gün onların eline ulaşmış sabah saatlerinde ve aynı günün akşamı 17:00 kargosuyla onarımı yapılıp (onlara göre bu bir aylık süreç donanımsal bir sorun olduğunda geçerliymiş değişim olayı falan.. yazılımsal ise tekrar yapılandırılıp geri göndermişler alel acele neden bilemedim!) bana göndermişler kendi anlaşmalı oldukları kargo firması ile.. kargo 3 gün sonra elime ulaştı. meğerse bir gün sonra yaşadığım ile-ilçeye gelmiş beni iki gün aramışlar, kapıma bildirim bırakmışlar bi türlü ulaşamamışlar ben nedense o bildirimi veya aramaları hiç görmedim..!ben arayıp da kargo takip numarasını isteyene kadar ;) önce müşteri hizmetlerini arayıp bir ton sövdüm sonra da kargo şirketine gidip.. çünkü paketi açtığımda bir belge vardı en üstte ve o belgenin en atında küçük harflerle "kargo firmasından zamanında teslim alınmayan ürünlerden firmamız sorumlu değildir" yazıyordu ve o üç gün gecikmeden dolayı benim 30 günlük sürem dolmuştu.. pc açılabildi evet birkaç siteye de girebiliyor.. donmaları saymazsak çok şükür klavyesi de sağlam ama benim bir önceki 5 küsür yıllık pc'm inanın bundan daha hızlı.. ve garantici bir insan oldum bunun sayesinde bir şeyleri paylaşmadan önce kopyala yapıyorum ki tekrar yazmak zorunda kalmayayım..! YURTİÇİ KARGO ve LENOVA size ancak saygılarımı sunabiliyorum elimden başka bir şey gelmiyor.. sonra uğraşmayı bıraktım küçük bir birey olarak büyük FİRMALAR la.. 
   
   işten çıktım bir de.. şu ilk zamanlar çok severek başladığım fotoğrafçılık işinden.. sıkıldım çünkü, bunaldım çok sevdiğim insanlar da vardı, hiç tanımadığım halde birkaç diyalog ile beni mutlu edebilen insanlar da.. ama bu yeterli olmuyor.. bazı olaylar oluyor sinirler geriliyor, bazen kendini enayi hissediyorsun.. işkolik biri olsan iki üç kişilik iş yapsan bile bazen kıymetin bilinmiyor.. işten çıktım bu sebeple şuan aranıyorum tekrar gel vs diye ama iş işten geçtikten sonra anlamı kalmıyor.. öyle..
   
   şuan sadece öğrenciyim.. Üniversite 4.sınıf öğrencisi.. zor oluyordu zaten hem okul hem iş.. alttan bıraktığım birkaç dersten (her iki dönemde de iki ders) dolayı bu sene yoğun olacak. kredim yetiyor dersleri alamama gibi bir durumum yok ama hepsini vermek durumundayım mezun olabilmek için.. ki olabilirim çalıştığım müddetçe, bir endişem yok.. endişem o değilde, içimi kemiren bir şeyler var şuan normalde çok soğuk kanlı biriyim böyle rahat sallamayan falan.. ama gerçekten birkaç zamandır endişeleniyorum okul bitince ne olacak diye.. şimdiye kadar hep çevremdeki insanların büyüttükleri şeylere bu muymuş diyen biri oldum umarım bu da öyle olur.. ha bir de kpss, ales ve ehliyet sınavlarım var bu yıl hepsi tepeme binecek.. :D
  

    haa bir de nazlı bir sevgilim var.. bayanlar (gördüğüm kadarıyla yengeç burcu olanlar) genelde nazlı oluyorlar katlanacağız artık.. :) hayatım onunla gerçekten çok güzel.. en kötü anımda bile gülümseyebiliyorum, hiç bir sebep yokken mutlu olabiliyorum garip bir şey.. sonra haftanın gelmesini ve ona kavuşabilmeyi gün gün bekleye biliyorum ki ben beklemeyi sevmeyen biriyim.. her şeyim güzel ve en önemlisi saygımızı yitirmiyoruz ne olursa olsun.. tatlı diline bayılıyorum bir küsür yılı geçirmemize rağmen bazen kendimi fotoğralarına bakıp gülümser bulabiliyorum :) onu seviyorum :) yazın nasıl geçtiğini anlayamadım ama tek hatırladığım onunla başbaşa bir haftamız.. deniz kum vs değil sadece o uyandığımda kolumda yatıyor olması ve "gitmesi gerek" endişesi duymuyor oluşum..
   
   kalabalık yazıları ben sevmiyorum blog ama ara verince insanın yazdıkça yazası geliyor.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..