25 Ekim 2013 Cuma

çalışmak ya da çalışmamak..

N..... şu sıralar test kitapçığıyla televizyon karşısına oturup 3 saatte ancak 50 soru çözebilen ve "eski BEN olsaydım bu programı hayatta kaçırmazdım, tv karşısına oturur, soruları umursamazdım. bu BEN epey çalışkan çıktı" diye kendiyle dalga geçebilen bir öğrencidir.

yukarıdaki psikolojideki bir öğrenci için akla gelebilecek en uygun sorun nedir?

A) öğrenci sınavı kaçıncı girişinde kazanabilir?
B) öğrenci hangi tv programını izlemektedir?
C) öğrenci neyin kafasındadır?
D) öğrenci bu psikolojiye gelecek kadar hangi sınav sistemine taabi tutulmuştur?

14 Ekim 2013 Pazartesi

bayramlar çocukken benim için de güzeldi elbette

    ruh halime uygun bir müzik bulabilmiş değilim halen.. müzik yeteneğim olsaydı bile ruh halimi yansıtan bir tını yaratamazdım. yaratmak doğru kelime mi bilmiyorum (sözlük bile altını çizdi kırmızı ile) bazı insanlar vardır ya, dini açıdan girer söylediğini burnundan getirir. yaratmak tanrıya özgüdür bilmem ne diyen, sevmiyorum onları.. oluşturmak denmiyor, yaratmak kadar kavrayamıyor anlamı.. neyse böyle bir şeye değinmeyi düşünmüyordum içimde bir yerde yer etmiş olmalı. çıkmasına engel olamadım.

   nerde o eski bayramlar klişesinden sıkıldım. bayramların sürekli gelmesinden ve boş, sıkıcı geçmesinden de.. hatta şuan rahatsız edici bir boyuta ulaşmış durumda bende.. aksini hisseden bir çok insan vardır eminim. ne kadar yanlış düşündüğümü söyleyen falan.. ama burada hissettiklerimi gizlemek istemiyorum. duygularımızı normal hayatta yeterince bastırıyoruz zaten.. bayramlar çocukken benim için de güzeldi elbette.. şekerle hatta cam şekerden daha iyi bir çikolatayla karşılaştığım zaman daha çok mutlu olduğum zamanlarda benim için de güzeldi.. sonrası nasıl bu kadar hızlı geçti anlamadım. bir kaç yıl önce hayatımızdaki önemli insanlar varken yine güzel olabildiğini farkettim. şimdi o ya da onların yokluğunu yüzüme vurduğu gerçeğiyle baş başa kalıyorum her defasında.. çekilmezliği ergen tavırlarımdan değil, bu yüzden.. yalnızlığı seviyorum ama bu durumlarda ağır geliyor.. bazen kaçıyorum insanlar arasına karışayım diyorum "v for vendetta maskesi" geliyor aklıma.. ben kalıp da takınsam o kadar iyi gülümseyemiyorum..

   işsizlik başıma vurmuş durumda şu sıralar.. uyuyup uyanıp tv izleyip yürüyüşe çıkıp tekrar uyuyorum. eskiden o kadar çok özlediğim uyku şimdi geceleri gelmek bilmiyor.. o kadar boş vaktim olduğu halde yapmam gerekenleri nasıl erteliyorum onu da bilmiyorum.. miskinlik beni ele geçirmiş durumda.. seyahat planları yapıyorum sonra da üşenip vazgeçiyorum. buna spor programları da dahil.. bu arada bir deneyim kazandım; insan yorulup kalori harcamadan da acıkabiliyor deli gibi yiyebiliyormuş, sonumdan korkuyorum. şu sıra yaptığım en iyi aktivite balık tutmak.. ilki başarısızlıkla sonuçlandı.. ikincisinde de eli boş dönseydim son deneyimim olurdu bu yüzden balıklar açık kapı bıraktı birkaç tane yakaladık.. 

   kafamı kitaplardan kaldırmamam gereken bir zamanda televizyon ya da film izleyebiliyorum, romanlara sarabiliyorum, nette saatlerce takılıp blog yazıyor yahut okuyabiliyorum.. farklı müzik tarzları keşfedip acaba farklı güzel parçaları var mıdır diye kendimi kaybedebiliyorum.. her ne kadar boş iş varsa yapabiliyorum..

   geç de olsa ruh halime uygun bir müzik buldum tüm yazdıklarım anlamını yitirdi şuan, bunun için başlamamış mıydım yazmaya.. :/ her neyse müzik bu paylaşılmalı..