14 Ekim 2013 Pazartesi

bayramlar çocukken benim için de güzeldi elbette

    ruh halime uygun bir müzik bulabilmiş değilim halen.. müzik yeteneğim olsaydı bile ruh halimi yansıtan bir tını yaratamazdım. yaratmak doğru kelime mi bilmiyorum (sözlük bile altını çizdi kırmızı ile) bazı insanlar vardır ya, dini açıdan girer söylediğini burnundan getirir. yaratmak tanrıya özgüdür bilmem ne diyen, sevmiyorum onları.. oluşturmak denmiyor, yaratmak kadar kavrayamıyor anlamı.. neyse böyle bir şeye değinmeyi düşünmüyordum içimde bir yerde yer etmiş olmalı. çıkmasına engel olamadım.

   nerde o eski bayramlar klişesinden sıkıldım. bayramların sürekli gelmesinden ve boş, sıkıcı geçmesinden de.. hatta şuan rahatsız edici bir boyuta ulaşmış durumda bende.. aksini hisseden bir çok insan vardır eminim. ne kadar yanlış düşündüğümü söyleyen falan.. ama burada hissettiklerimi gizlemek istemiyorum. duygularımızı normal hayatta yeterince bastırıyoruz zaten.. bayramlar çocukken benim için de güzeldi elbette.. şekerle hatta cam şekerden daha iyi bir çikolatayla karşılaştığım zaman daha çok mutlu olduğum zamanlarda benim için de güzeldi.. sonrası nasıl bu kadar hızlı geçti anlamadım. bir kaç yıl önce hayatımızdaki önemli insanlar varken yine güzel olabildiğini farkettim. şimdi o ya da onların yokluğunu yüzüme vurduğu gerçeğiyle baş başa kalıyorum her defasında.. çekilmezliği ergen tavırlarımdan değil, bu yüzden.. yalnızlığı seviyorum ama bu durumlarda ağır geliyor.. bazen kaçıyorum insanlar arasına karışayım diyorum "v for vendetta maskesi" geliyor aklıma.. ben kalıp da takınsam o kadar iyi gülümseyemiyorum..

   işsizlik başıma vurmuş durumda şu sıralar.. uyuyup uyanıp tv izleyip yürüyüşe çıkıp tekrar uyuyorum. eskiden o kadar çok özlediğim uyku şimdi geceleri gelmek bilmiyor.. o kadar boş vaktim olduğu halde yapmam gerekenleri nasıl erteliyorum onu da bilmiyorum.. miskinlik beni ele geçirmiş durumda.. seyahat planları yapıyorum sonra da üşenip vazgeçiyorum. buna spor programları da dahil.. bu arada bir deneyim kazandım; insan yorulup kalori harcamadan da acıkabiliyor deli gibi yiyebiliyormuş, sonumdan korkuyorum. şu sıra yaptığım en iyi aktivite balık tutmak.. ilki başarısızlıkla sonuçlandı.. ikincisinde de eli boş dönseydim son deneyimim olurdu bu yüzden balıklar açık kapı bıraktı birkaç tane yakaladık.. 

   kafamı kitaplardan kaldırmamam gereken bir zamanda televizyon ya da film izleyebiliyorum, romanlara sarabiliyorum, nette saatlerce takılıp blog yazıyor yahut okuyabiliyorum.. farklı müzik tarzları keşfedip acaba farklı güzel parçaları var mıdır diye kendimi kaybedebiliyorum.. her ne kadar boş iş varsa yapabiliyorum..

   geç de olsa ruh halime uygun bir müzik buldum tüm yazdıklarım anlamını yitirdi şuan, bunun için başlamamış mıydım yazmaya.. :/ her neyse müzik bu paylaşılmalı..




 

4 yorum:

  1. kafanın kitaplardan kalkmaması gereken zamanlar ne güzel zamanlardır, bi sürü film izleyen okuyan yeni müzikler bulanlar ne kutlu kişilerdir.

    iyi bayramlar

    YanıtlaSil
  2. haklı olabilirsin, o da bir bakış açısı.. ;)

    YanıtlaSil
  3. yaratmak sözcüğü, doğru. yazılarımda bana da sölüyolar kullanma diye ama bence de onun yerini başka sözcük tutmuyor.

    neden çalışmıyorsun ki peki bi işte.

    ders çalışmak gerekince hep böle olur ya.

    uyku tv anlıyorum. tatlı bişi bence.

    ya illa ki çalışkan olmak çalışmak gerekmiyor.

    nasıl olsa çalışırsın ki bi işte.
    geçer ki bu dönemin de.
    :)

    YanıtlaSil
  4. okul ve işi bir arada yürütmek gerçekten zor bu sene son yılım ve okulun bitmesi gerekiyor.. bu yüzden çalışmıyorum :) aslında yine gittiği yere kadar giderdi de gidemediğim bir yerde buldum kendimi.. çalışkan olmak gibi bir derdim yok da alışkanlıklardan vazgeçmek çok zor buna çalışan birinin çalışmaması da örnek verilebilir, ders çalışmayan birinin de çalışmaya çabalaması.. ;)

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..