18 Ağustos 2014 Pazartesi

yüksek lisans sınavı ve mülakat


 Bugün farklı bir şey yapıp bir deneyimimi paylaşacağım.. bunu yapmamın sebebi sınav öncesi bu konuda yardıma ihtiyaç duymam ve insanların bu tür şeyleri paylaşma gereksinimi duymaması.. belki 1 saat, 1 gün, 1 ay veya 1 yıl sonra birilerine faydam dokunur.

   Yüksek lisans gibi bir düşüncem olmamasına karşın hayatımdaki son 5 aylık değişimlerden dolayı neredeyse tek düşüncem bu oldu.. İzmir'de yüksek lisans yapmak.. karşıma bir sürü engel çıktı desem yalan olmaz.. başvuru ve kayıt için iki haftada bir yaklaşık 9-11 saatlik yol, mezun olmuşken tekrardan sınav stresi, bir pozisyona yaklaşık 4-5 kişinin başvurması ve daha önce hiç deneyimlemediğim mülakatlar.. hepsini bir şekilde atlattık da kafamdaki soruların cevabını keşke birilerinden öncesinde öğrenme imkanım olsaydı.. 

  ilk soru şuydu niye insanlar genelde lisans yaptığı bölümde yüksek lisans yapar. ben aykırılık yaptım ve nanobilim ve nanomühendislik bölümüne başvuru yaptım dokuz eylül üniversitesine.. sonra baktım 3 tercih yapabiliyormuşuz kendi lisansım olan biyomedikal i de ikinci tercihe yazdım dedim ne olur ne olmaz.. sonradan anladım ki insanlar haklıymış.. çünkü karşınızdakiler yazılı sınavda kişileri eleyebilmek için belli bir bilgi birikimine sahip olmanızı istiyor.. o alana ilgili olmanız tübitak veya bu türdeki teknoloji dergilerini karıştırmış olmanız yeterli olmuyor.. nanobilim sınavı benim için zorlayıcı oldu.. sınavda ilk soru tamamen boş kağıt vermemeniz için sorulmuş sorulardı.



      1. " a) nano nedir? nanoteknolojiye boyut olarak etkisi nasıldır?"
          " b) nano boyutun nanoaltına ne gibi bir etkisi olmuştur?"
             
         ve yaklaşık bu zorlukta iki şık daha.. emin olarak yapabildiğim tek soru buydu hepsini yapsam bile sadece 20-25 puan alacağımı biliyordum.

     2.soru: "nanomalzemeler kaça ayrılır, detaylarıyla açıklayınız.." şeklinde ucu açık olduğunu düşündüğüm bir soruydu.. neye göre kaça ayrılır dedim o an kendime maddenin türüne mi (metal, polimer..vs) yoksa boyutuna mı (2D,3D..vs) hepsini yazmamı istediklerini düşünmedim ben maddenin türüne göre açıklayıp örnekler verdim gerçek cevabı halen bilmiyorum.. sınav çıkışında her kafadan bir ses çıkıyordu ve tanımadığın insanlar olduğu için "hade lenn" gibi cevaplar veremiyor "hmm" diyerek susuyorsunuz..

     3. soru elektronik ağırlıklı bilgi sorusuydu yani tekstil okuyan birinin cevap veremeyeceğini düşündüğüm sorular.. tekstili küçümsemek için kesinlikle söylemiyorum ama nanoteknoloji denilince akla gelen yeniliklerden biri tekstilken sınavda tamamen arka plana itilmesi bana garip geldi.. soruları tam anımsamasam da; " yalıtkan, yarı iletken, iletken ve süperiletken nedir, iyonlaşma bandını göz önünde bulundurarak açıklayınız." veya "n-p transistörünün nasıl oluştuğunu anlatınız" gibi.. bilimsel bir dilden uzak, yorumlama yaparak cevapladığım sorulardı. Sanıyorum teknoloji fakültesinde olmasından ötürü elektronik ağırlıklı bir sınavdı. Bu da göz önünde bulundurulmalı.. 

     4. soruya uzunca bir süre baktım.

         a) FTR
         b) SEN
         c) mass spektroskopi
         d) X....
         e)

   sanırım 6 şık vardı ne olduklarını ve hangi yöntemle yapıldıklarını soruyordu.. tek bağdaştırma yapabildiğim şey spektroskopi kelimesiydi. madde tayini olsa gerek dedim. SEN olsa olsa scanning elektron michroscop tur diye düşündüm izlediğim bilimsel dizilerden duyduklarımdan esinlenerek :) böylelikle oldukça boş olan son sorum ile kağıdı teslim ettim.. 

  beklediğimin aksine nanoteknoloji ile ilgili gelişmelerden, paylaşılan projelerle ilgili veya nanoteknolojinin hangi alanlarda kullanıldığı ile ilgili hiç bir şey sorulmamıştı.. sınav biter bitmez kısa bir süre içinde mülakata aldılar.. çıkanlara neler sorulduğunu sorduk.. sınavdaki sorulardan sordular sıkıştırdılar falan gibi konuşmalar oldu terleyerek çıktılar. ben 30.sıralarda falan girdim (kontejan 10 kişiydi) hiç sıkmadılar keyifli bir sohbet ettik diyebilirim. çıkarken herhalde alacakları kişileri kafalarında çoktan belirlediler diye düşündüm.. başından savmadılar ama kasmadılar, aynı şeyleri tekrar etmekten sıkıldıklarını saklamadılar da.. 

      iki gün sonra kendi branşım olan biyomedikal teknolojiler sınavına girdim. hatırladığım kadarıyla sorular;

      1) Vücuttan alınan biyoelektro sinyaller hangi yöntemler ile ölçülür, bu sinyaller hangi organlar tarafından üretilir?
      2) ultrasonun görüntü oluşturma prensibini anlatınız..
      3) pulse oksimetre vücutta hangi parametreleri ölçer?
      4) defibrilatör nedir? neyi amaçlar?
      5) vücuttaki en önemli kontrol sistemleri nedir ve bu iki sistemin farklarını açıklayınız.
      6) sanal gerçeklik nedir? açıklayınız..

    toplam 6 soruydu ve kısa cevaplar vererek 5 soruyu yapmamızı istiyordu. kendi açımdan sorun yoktu beş soruyu emin olarak yaptım. ancak yine elektronik (cihaz) ağırlıklı bir sınavdı biyomedikal bölümü o kadar geniş bir yelpaze ki biyofotoniğe, biyomalzemeye, kalibrasyon vs yazık oldu diye düşündüm ve biraz empati kurduğumda biyomedikal okumayan birinin iyi bir not alabilecek seviyede yapamayacağı sorulardı.. belki abarttığımı ve soruların o kadar da zor olmadığını 3-4 soruyu rahatlıkla yapabileceğinizi düşünebilirsiniz ama 5 kontejana 22 kişinin başvurduğu ve bir kişinin de torpilli olduğu varsayılırsa soruları eksiksiz cevaplamanız gerektiğini söylemeyi kendime borç bildim ;) 




 sınavdan çıktıktan yaklaşık yarım saat sonra da mülakat başladı. bu arada mülakata girmeden önce kağıdınızı okumuş oluyorlar ve transkriptinizden (mezuniyet notunuzdan), ales puanınızdan haberdar oluyorlar.. en azından benimkini çat diye söylediler. okul derecen kaç diye sordular.. bir derecem olduğunu sanmıyorum en azından ilk 3 gibi dedim. bu puanla derecen yok yani diyerek şaşırdılar. 3 üzeriydi notum. üç kişi vardı mülakatta.. birincisi tam karşıma oturan sürekli gülümseyerek konuşan yapıcı sorularıyla beni rahatlatan ve melek olduğunu düşündüğüm adam :) ikincisi orta yaşın üzerinde bölüm başkanı olduğunu düşündüğüm (sonra emin olduğum) çoğunlukla dinleyen ve tam bu lafı söylemese miydim dediğim anlarda sıkıştıran soruları ile kendini gösteren adam. ve üçüncüsü de bölümle alakası olmadığını düşündüğüm daha çok karakteristik özelliklerle ilgili sorular soran bayan.. sinirli olup olmadığı, ne gibi şeylere sinirlendiğimi.. akademik olarak bir yerlere gelmek için kıyafet görünüş veya kendim ile ilgili bir şeyleri değiştirip değiştiremeyeceğimi.. dokuz eylülü niye seçtiğimi ve tam bitti derken son dakika golü gibi beni "niye seni seçelim" sorusu ile karşı karşıya bırakan kadın.. karşılarında bir masaya oturttular içeri girince.. ayakta durup sallanmaktan elimi ayağımı nere koyacağımı bilememekten iyidir diye düşündüm. sohbet tarzında geçti yine sorularına oldukça olumlu ve ılımlı cevaplar verdim. bitirme projem ile ilgili konuştuk detayları paylaştım ve bir ara kendimi konuşmayı yöneten kişi gibi hissettim.. garip derecede güzel ancak riskli bir durumdu.. samimiydim ve onlar da içeri girerken ki ve çıkarken bıraktığım kişiler aynı değildi diye düşündüm. ayağa kalktığımda melek olduğunu düşündüğüm adam elime bir bardak çay verdi.. yazılı sınavdaki en iyi kağıt seninkiydi hak ettin dedi yüzündeki sıcacık gülümsemesiyle.. o an "oldu galiba" dedim teşekkür ederek yüzümde bir dolu gülümseme ile çıktım.. 

   sonuçlar henüz açıklanmadı. günlük gibi bir şey oldu bu, ciddi ve bilgi içerikli bir yazı yazma düşüncesi ile başlamıştım oysa ki.. duygular kelimelerimi ele geçiriyor.. toparlamak gerekirse girdiğim her iki sınav da; nette okuduğum gibi farklı branşlardan da öğrenciler başvurduğu için genel sorular sorulur gibi cümlelerle yakından uzaktan alakası yoktu belki başvuran sayısı fazla olduğu için böyledir bilemiyorum. tavsiyem işinizi şansa bırakmamanız ve gerçekten istiyorsanız çalışmanız.. bilimsel sınav ve mülakat konusunda umarım birilerine yardımcı olabilmişimdir.. hatırladıklarımdan ibaret olduğu için eksikler muhakkak vardır..

   sevgilerimle..

 

7 yorum:

  1. kutlarım. gelcem yine. ilginç konu. ayrıca izmir dokuz eylül. ege'de de vardı galiba biyomedikal. biyomedikal genetik karışımı kök hücre konusuna eğilebilirsin bak. önemli konu. görüşürüz yine :)

    YanıtlaSil
  2. bizim üniversite mezuniyet olaylarını biraz geç tamamlamıştı o yüzden ege'nin başvurularını kaçırdım deep ;) dediğin alan mikrobiyoloji veya biyoteknoloji benden biraz uzak.. teşekkür ederim ;)

    YanıtlaSil
  3. peki şey yurtdışında master neden düşünmüyorsun. amerika almanya senin konularda iyi gibi. master için ielts ve toefl gerekiyor. bunu unutma. yurtdışı aklında olsun. ingilizceni ilerlet. zor bişi diil ki. bi de okulda kalmayı da düşün. öğretim görevlisi, araştırma görevlisi vb. kadro da olur işallah :)

    YanıtlaSil
  4. almanya biyomedikal konusunda lider.. ama şuan şartlar bunu gerektirdi doktora falan belki olur yurtdışında ;) kadro açılacak diyorlar umarım doğrudur..

    YanıtlaSil
  5. Hiç yüksek lisans gibi bir niyetim yok, olmayacakta :)
    Umarım sonuçlar açıklandığında mutluluktan yerinde duramazsın :)

    YanıtlaSil
  6. slm e sonucu paylaşmamışsın ... :)

    YanıtlaSil
  7. Farkında değildim ;) sonuç olumlu biyomedikal alanında kabul edildim. Şuan bir yılımı bitirmek üzereyim. Beklediğim gibi değil sanırım. Yüksek lisansın, lisans öğrenciliğinden bir farkı yok gibi. Bir de DEU beni hayal kırıklığına uğrattı. Büyük bir üniversite olduğu için beklentim yüksekti ama öğrencinin görüşünü önemsemeyen dediğim dedik, kuralllar bu işine gelirse tavrıyla karşılaştım çokça..

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..