25 Eylül 2015 Cuma


Tatlı bir koşuşturmaca, yoğun bir telaş..
Uğultuya dönüşen bağırışları kimse duymazmış gibi..
Yüzler yorgun, bakışlar uykulu..
Gideceği yere bir an önce kavuşmak ister gibi..

Yollar hiç bitmezmis gibi..
Sanki gidenler dönmezmiş gibi..
Rengi solmuş bir tablo misali..
Yine bir otobus terminali..



22 Eylül 2015 Salı

birikim

En çok konuşamadıklarımı konuşmaya başladığımda anlarım ben ne kadar dolduğumu.. 
konuştukça konuşur kusarım tüm içimdekileri.. 

bazen kendi konuştuklarım bile rahatsız ederken beni buna sebep olanların niye hayatımda olduğunu düşünür dururum.. 

bazen de niye bu insana bu kadar konuşuyorum derim.. 
dinleyen insanla anlayan insanın farklı olduğunu bilirim aslında..

Aslında ben hep içime susarım..
Sustukça susar birikir sustuklarım..

19 Eylül 2015 Cumartesi

Bulutlar diyorum, çok güzeller..

   Kırsal kesimde geçti çocukluğum.. ne zaman fırsat bulsam kendimi dağa bayıra atar çimlerin üzerine yatar bulutları seyrederdim.. mavi gökyüzündeki o bembeyaz pamuk yığınları bir farklı hissettirirdi beni.. sanki dünyadan soyutlanmışım gibi izlerdim saatlerce.. bazen düşünmek için bazense göz yaşlarımı akıtıp rahatlamak için o çocuk halimle.. günler aylar geçse de bulut tutkum geçmedi.. fotoğraflarımda en güzel kareler yine bulutlarla kaplı olanlardı.. kimi zaman kasvetli, kimi zamansa ışıl ışıl.. 

   Dünkü uçak yolculuğumda bir heyecan vardı üstümde.. korktuğumdan değil bulutlara yaklaşma telaşıydı sanırım.. her gülümsediğimde yanımdakilerin anlayamayan bakışlarını hissetsem de umursamadim.. izledim uzun uzun.. bulutların altımızda koyun sürüsünü andıran haline gülümsedim en çok da.. ulaşılmaz olduklarını düşünürdüm çünkü çocukluğumda.. bir de içinden geçilemeyecek kadar yoğun ve plastik gibi bir şey sanıyordum sanırım.. 

   Garip şekilde mutlu ediciydi.. ilk değildi ve sanırım son da olmayacaktı..

   # benim bulutlarım #









7 Eylül 2015 Pazartesi

Acı..

   eğer vücudunuzdan bir yara aldıysanız aynı bölgeden ikinci kez yara almak eskisinden daha çok acıtır canınızı.. ölümün de böyle bir şey olduğunu düşünüyorum.. biri öldüğünde yanınızda size destek olan birileri olur mutlaka fakat eğer kayıp vermemiş biriyse sizi anlayabileceğini, içinde hissedebileceğine inanmıyorum.. aksine canından can kopmuş biriyse karşınızdaki konuşmasına gerek dahi yoktur.. gözlerinde görebilirsiniz acıyı, ölümü.. bu acıyı yaşayan insanların bu histen kurtulabildiğini de sanmıyorum her ne kadar zaman geçerse geçsin.. yara benzetmem bu yüzdendir.. ölüm kelimesi bile canının yanmasına yeter.. gözleri dolmuş birini görmek yerle bir eder hiç tanımadığı biri olsa bile..

   ben ne zaman bir ölüm haberi duysam duymamış gibi yapmaya çalışırım o yüzden.. güçlüyüm ben havalarında olduğumdan değil kendimi tekrardan darmadağın görürsem toparlanamamaktan korktuğum için belki de.. ama hepsi o kadar üst üste geliyor ki kendime engel olamıyor düşünmeden edemiyorum..

   küçücük bir çocuğun cansız bedeni sahile vuruyor.. nasıl olur diyorum ne işi olur onun bot üzerinde.. parka gitmek istiyorum demeliydi.. kaydıraktan kaymalı, gülücükler saçmalıydı etrafına.. kanıma dokunuyor.. 

   19-20 yaşlarındaki evlatların tabutlarda değil analarının kucaklarında yatmalıydı kucaklarında evet.. o yaşta bile olsa saçlarını sevmek, kokusunu içine çekmek ister bir anne toprağa vermek değil.. kim, ne dindirecek bu anaların acısını.. hiç bir şey dindiremeyecek biliyorum.. ölene kadar içlerinde hissedecekler her an, her gün, her yıl, her bayram.. tabii acılarını yaşayabilirlerse.. bir de o var, zalimce sarf edilen kelimelere maruz kalmazlarsa, tekmelenmezlerse..

   en çok da neye içim acıyor biliyor musun.. yeni evlenmiş, çocuğu yeni doğmuş şehit aileleri var ya.. o çocukların baba figürünün hayatlarında olmayışına.. kız ya da erkek olsun baba güvendir ya hani hiç bir zaman kavga ettiklerinde arkalarında duracak bir babaları olamayacak, olmayı bırak bu duyguyu bile bilemeyecekler.. bir de durumu anlayamayacak kadar küçük yaştayken annesinin bunu anlatamayacak olmasına.. anlatabilecek kelimeler yok çünkü.. ne uğruna? kim için? vatan? millet?

   hiç sanmıyorum..
   
   duymak istemiyorum evet.. boş yere yitip giden canlara yanıyor içim.. ailelere sarılıp ağlayacak kadar güçlü değilim çünkü.. çünkü kimsenin acısını dindiremeyeceğimi biliyorum.. buna sebep olanlara engel olamayacağımı da biliyorum.. tek yapabildiğim buna sebep olanların fazlasını yaşamadan ölmemeleri için dua etmek.. gerçi bunu da becerebildiğimden emin değilim..