25 Eylül 2015 Cuma


Tatlı bir koşuşturmaca, yoğun bir telaş..
Uğultuya dönüşen bağırışları kimse duymazmış gibi..
Yüzler yorgun, bakışlar uykulu..
Gideceği yere bir an önce kavuşmak ister gibi..

Yollar hiç bitmezmis gibi..
Sanki gidenler dönmezmiş gibi..
Rengi solmuş bir tablo misali..
Yine bir otobus terminali..



6 yorum:

  1. Özellikle su bayram günlerinde terminallerdeki insanlari gözlemlemeyi severim eskiden beri. Hepsinin hikayelerini merak ederim, kavusacaklari ya da arkalarinda biraktiklari insanlari... hüzünlerini ve sevinclerini, hasretlerini...ne hikayeler vardir ne hikayeler diye gecer icimden hep..

    YanıtlaSil
  2. Ne çok düşerdi yolum oraya eskiden , ne çok. Kendi gitmelerim değil de yokcu ettiklerimin hüznü nasıl da işlerdi yüreğime..

    YanıtlaSil
  3. Ben de yıllardır uzaklaşamıyorum otogarlardan.. ama asıl o yolcu etmeler, bekleyişler daha çok dokunuyor insana handan :)

    YanıtlaSil
  4. bana iyi hissettirmez terminaller... bekleyen ya da beklenen de olsam gelen de giden de başkasını bırakır ardında... Demem o ki gitmekte zor gelir kalmakta. beklemekte bekletmekte...
    Oyyy geldim kasvetimi bıraktım gidiyorum :))))))

    YanıtlaSil
  5. Bu yönü de var tabii.. ben sevmem o yüzden birinin beni yolcu etmesini.. :)

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..