5 Kasım 2015 Perşembe

Büyü..

90 li yıllarda doğmuş çocuklardan biriyim.. babam belki de bize zarar gelmesinden korkarak ya da belki de ilgisi olmadığından bu konularda konuşmazdı.. yaşıtlarım gibi seksenli yılları çok iyi bilerek büyümedim o yüzden, siyasî olaylardan da çok anlamam.. ama bugün tv de sabah haberlerini dinlerken bir şiirin birkaç satırını duydum, olduğum yerde durdum.. bir insan bu kadar güzel dizeleri nasıl yazar.. 

"Seni sevdim, 
 Seni birdenbire değil usul usul sevdim. "

Kim bu dizelerin sahibi dedim ve sonra alttan kısık sesli bir müzik çalmaya başladı..
Dizeler bu kez önceki gibi aşk, sevgi değil acı doluydu..


"Büyü de baban sana,
 Büyü de büyü
 Baskılar, işkenceler,
 Kelepçeler, gözaltılar,
 Zindanlar alacak

 Büyü de baban sana,
 Büyü de büyü
 Büyüyüp de on yedine geldiğinde,
 Baban sana idamlar alacak"

Gerçekten bu sözler nasıl yazılabilir dedim, hangi ruh haliyle.. ve bu kadar dokunaklı sözcükler kullanan birini bu yaşıma kadar duymamış olmama üzüldüm.. dedim ya siyasi olayları pek bilmem öyle eskilerin deyimiyle anarşik bir yapım yok ama bu "hayat" dedim kendi kendime bu o dönemin yaşananları..

Ben öldüğü günden bir gün sonra tanıştım Gülten Akın ile.. hayatta keşkelerim yoktur diyenlerden değilim, keşke daha erken olsaydı.. ama avunacağım bir şey var o da buram buram gerçeklik kokan eserleri..

Allah Rahmet Eylesin..

9 yorum:

  1. Ne çok dinlerim Büyü'yü... Bugünün bahtsız çocuklarına söylenebilecek tek ninni. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
  2. Evet aslında ben de biraz yeni nesle bu tür şeyler söylemek zorunda kalacağımızdan korkuyorum dinleyince..

    YanıtlaSil
  3. Bu aralar bu dizeleri her yerde okur oldum.
    çok acı ama gerçekle yazılmış dizeler
    geçmişten bugünlere yazılmış gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle.. keşke bir kayıp sonrasında değil de normal zamanlarda karşılaşsaydık değil mi?

      Sil
  4. Ilk defa duydum sayende.
    Insanin dinlerken bogazi dügümleniyor, kani donuyor.
    Ve böyle siirler yazacak, böyle sarkilar yapacak duruma , o psikolojiye gelmek bile ne aci...

    Keske siirler sadece aski ve sevgiyi anlatsaydi hep.
    Gerci bu da bir sanat neticede ve sanat hayatin bir yansimasi bir sekilde...

    Ayrica bu sözler, maalesef sadece günümüzü hatirlatmiyor bana. Insanlik var oldugu sürece, dünyanin heryerindeki insanlar icin gecerli...ne yazik ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bir şeyler katabildiysem ne mutlu bana..Gerçekten öyle.. sözlerle ses bir araya gelince yutkunamıyor insan..

      Ben de senin gibi düşünürdüm aşk sevgi dışındaki şiirler bir yavan gelirdi.. aşk acısı bile olsa aşk olunca içinde sanki bir başka güzeldi ne bileyim şiir gibi işte :) şuan bu algım değişmiş sanırım.. herhalde böyle bir dönemde yaşasaydım ben de aşk meşki bir kenara bırakır acımı yansıtırdım şiirlerime yahut satırlarıma..

      Tabii ki de sadece günümüzle sınırlandıramayız veya sadece bir milletle maksadım bu değildi.. demek istediğim bir kaç zaman sonra yeni nesilden tanıdığım çocuklara bu tarz laflar etmek zorunda kalmam umarım.. bu kadar umutsuz ve çaresiz olmak.. bilemiyorum..

      Sil
  5. Ben de öldüğü gün sosyal medyadan tanıdım kendisini:( Allah rahmet eylesin. Neyse ki bıraktığı güzel eserleri var.

    YanıtlaSil
  6. Hiç olmazsa geç de olsa tanıdık bu da bir şey :)

    YanıtlaSil
  7. Ben de siyasetten bîhaberim ve öyle de kalmak istiyorum.

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..