19 Kasım 2015 Perşembe

Help pls.

Birkaç gündür giremediğimin farkında bile değildim epey olmuş yazmayalı.. yoğun işadamı tribi yapacak değilim ama okul, dershane ve dahası bir de öğrenciler derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum ve neredeyse tek vaktim ulaşım araçlarındaki oturduğum ya da dikilmek zorunda kaldığım an.. fiziksel yorgunluk neyse de kafamı birkaç gündür kurcalayan başka bir şey var ve sanırım yardıma, tavsiyelere ve farklı bakış açılarına ihtiyacım var..

Şimdi.. ders verdiğim öğrenciler genellikle zeka ve anlama kapasitesi olarak belirli seviyenin üzerindeki çocuklardı yani ben detayıyla hiç bir şeyi atlamadan anlatırdım birlikte soru çözerdik, biraz o dersle vakit geçirmesi için oyun haline getirmeye çalışırdım hazırladığım ödevleri hem eğlenip hem de yapabiliyor hale gelirlerdi sonuçta olumlu olurdu.. çocuklarla kolay iletişim kurabildiğim için de çekingenlik gibi bir sorun olmazdı..

Neyse.. bu seferki çocuklarımdan biri fazla çekingen, neredeyse hiç konuşmayan ve soru sorduğunda yapabilse kendini içeri sokup kazağı ile kafasını örtecek bir çocuk.. bir kaç gün sonra sadece bana değil herkese karşı olduğunu gördüm hatta annesine ve akrabalarına bile.. bir hafta içinde bana biraz alıştı artık ufak ufak konuşmaya başladı.. matematik konusunda dahi olmayacak bir çocuk olduğunun farkındayım ailesinin ve benim amacım mümkün olduğunca iyi hale getirmek başlarda biraz zorlandım.
"Birler basamağı, onlar basamağı, yüzler basamağı" diye gösterip hangisi onlar basamağı diye sorduğumda cevap vermeyen hadi göster bakalım dediğimde gösteremeyen bir çocuktu.. bir şekilde daha basitten alarak daha çok tekrar yaparak başlangıçta  basit sorular sorup yapabildiğini ona göstererek başladım doğruyu söyledikçe daha çok derse katılmaya başladı.. sınav öncesi de epey çalıştık yanı sorduğum soruların %70 ine doğru cevap verebilir hale geldi yapamadıklarının ne olduğunu tekrardan anlattım ve okula yani sınava gitti.

Sınavdan gelen sonuç 34'tü. Sınavdaki cevap kağıdına baktığımda neredeyse sorduğum soruların aynısıydı.. yani dar açının altına dar açı diye yazabilen çocuk sınavda gidip geniş açı yazmış.. heyecan mı? Soruyu okumamaktan mı? Karıştırmak mı? Neden bilmiyorum. Anlam veremedim. Bazı sorular genelde olumsuz sorulmuştu "hangisinden kare oluşturulamaz" gibi.. o olumsuzluğa dikkat etmeyip ilk şık olan kareprizmayı işaretlemiş hadi bunu bir derece anlıyorum..

Sınavdan 34 aldığını söylediğinde ağlamak üzereydi.. üzülmemesini ve çalışıp düzeltebileceğini söyledim. Höt desem ağlayacaktı öyle görünce daha bir üzüldüm.. gel bakalım yanlışlarına dedim.. bu neydi "dar açı" doğrusunu biliyordu.. neden o an öyle yazdın kafan mı karıştı dedim cevap yok. 

Cevap olmaması en çok beni üzen ben bunu bilmiyorum.. anlamadım dese 10 kez anlatırım üşenmeden.. ama böyle anlayamıyorum ve ne yapabiliriz onu da bilmiyorum.. kelime kötü olacak biliyorum ama ezik bir çocuk.. acaba ailesinde kötü davranan mı var diye düşündüm ilk ama annesi öyle biri değil gördüğüm kadarıyla.. sanırım çocuğa araba çarpmış küçükken.. konuşamamış uzun süre.. sanki hala için için korkuyor gibi..

böyle olunca ilk bırakmayı düşündüm dersi faydalı olamadığımı düşündüm ama sonra biraz daha düşündüğümde bırakırsam çocuğa ne olacak dedim.. annesine dilerse başka bir öğretmen bakabilirsiniz dedim. Sizde bir problem olduğunu düşünmüyorum dedi.. neleri değiştirelim dedim sonra düşündüm ödev vermeyen bir öğretmenim.. zaten okuldaki öğretmenlerin ödevlerini zor bitiriyor bir de ben verirsem ne zaman çocuk olacak diye düşünüyordum hep.. ama bu çocuk gördüğüm kadarıyla ezber yönü kuvvetli olan biri.. matematikte her ne kadar ezberi sevmesem de her gün biraz soru verirsem bilgi sürekli canlı kalır diye düşündüm. Ve verdiğim soruları kendisi yapması konusunda tembihledim çocuğu ve annesini.. hiç olmazsa yaptığı
 yanlışları görebilir ve sınav öncesinde düzeltebilirim diye umuyorum.. çocuğu açmak ve geliştirmek adına ne yapabilirim bilmiyorum bu konuda tavsiyeleri seve seve dinlerim.. şimdilik bu kadar.. bu arada öğrencimiz kız ve 3.sınıf öğrencisi..

19 yorum:

  1. Ah bir zamanki kendimi gördüm... Umarım enerjini, hevesini hiç kaybetmezsin. Çocukların böyle insanlara, eğitimcilere çok ihtiyacı var. Şahsi görüşüm kesinlikle bu yavrucağızı başka birinin insafına bırakmaman. Zamanla sana daha fazla güvenecek ve daha fazla konuşacaktır. İçini açacaktır. Ne şekilde daha çok ve daha kolay öğrendiğini söyleyecektir. Yani benim önerim zaman ve sabır. Umarım az da olsa faydası dokunur...

    YanıtlaSil
  2. İnşallah.. tek temennim bu.. bu çocuk anlamıyor diye kestirip atmak kolay ama çocuğu kazanmak gerek bence.. yaş aldıkça zorlaşıyor aynı enerjiyi, hevesi korumak.. ama duygusal bir bağ oluyor sanki çocukla aranda bu da güzel bir şey..

    YanıtlaSil
  3. Merhaba.

    Ders vermeyi bırakmamak ile iyi yapmışsın. Ben de bu küçük hanım gibiydim ilkokuldayken. Dilini yeni yeni öğrendiğim bir ülkede okula başladım ve her şey yabancıydı. Dediğin gibi elimde olsa kendimi görünmez yapmaya çalışıyordum. Sınavlarda doğruyu bildiğim halde o an heyecanla yanlış cevap veriyordum.

    Öğrencinin biraz zamana ihtiyacı var. Zaman geçtikçe, sen ona böyle sakin karşılıklar verdikçe kendini toparlayacaktır.

    Bir de onunla sohbet etmeyi denesene. Derslerden falan değil, arkadaşlarını sor, hayatını. O zaman da sana güvenip, sırf seni mahcup etmemek için dersleri daha dikkatli dinleyip, sınavlara daha sakin girer.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denemez olur muyum :) soruyorum ama bir tek en sevdiği arkadaşını öğrenebildim şimdilik genelde cevap yok :( böyle öğrenciler var değil mi? Gelişme kat edilebilir o zaman çok sevindim bunu duyduğuma teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Öncelikle bizim küçük kızın tahminimce konuşmaya ihtiyacı var lakin açılmak istiyordur ama açılamıyordur.
    Sen eger ilgilenmeye devam edersen yüksek bir ihtimalle sana yavaş yavaş güvenip açılacaktır.
    Sadece olmaz diye düşünme çünkü kendiyle bazı dertleri var bizim kücüğün.
    İlkokulda bende böyleydim tamam ezik degildim ama çok sessiz sakin biriydim.
    Yapamadığım seyler oluyordu birinden dinlesemde yine yapamıyordum. Çekingendim. Sonra bu çekingenligim yaş büyüdükce gitti.
    Ve sözelciyim o da öyle olabilir.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kesinlikle ezber yönü daha iyi ben de sözele yöneleceğini düşünüyorum. Ama kitap da okumuyoruz onu aşılamaya çalışıyorum yavaş yavaş.. ezik derken yanlış anlaşılmasın olur ya diğer çocuklar ezer aile hor görür itekler öyle sanmıştım başta o yüzdendi o kelimem

      Sil
  5. soru tiplerini ezberlemiş olabilir sanki. sen sorunca o sebeple biliyor gibi geldi ama tamamen uzaktan fikir yürütüyorum. bence temel ödevler vermen en doğrusu. şaşırtmalı sorularla öğrenmesini pekiştirebilir. sana karşı mahcubiyetini kırmak için ise biraz dertleşmek en güzeli. ama senden. bugün otobüs çok kalabalıktı inan bazen inip yürüyesim geliyor gibi gündelik şeyler. her konu hakkında fikir yürütüyorum ama sayısalcıyım. keşke sosyoloji, felsefe okuyup doya doya konuşsaydım :)))
    emeğinize ve azminize sağlık. ufaklık çok şanslı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama sınavdaki sorular da aynıydı kağıdını gördüm :) şaşırtmalı soruları en başta denedim yani hep aynı soruları değil de iki soruda bir çıkarım yapması gereken sorular sorup cevabı bekliyordum ama bu durumda cevap yanlış olunca cevap vermeye korkuyor sonra..

      Haha o yaştayken biri bana otobüs çok kalabalıktı inip yürüdüm dese ne anlatıyor bu derdim :) ama farklı olduğumuz kesin belki onda işe yarayabilir deneyeceğim teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Öncelikle gösterdigin duyarlilik, anlayis ve sabrin icin tebrik ederim seni dark_blue. Bunlar zaten bir ögretmende olmasi gereken en önemli özelliklerden bazilari.

    Diger arkadaslar cok güzel önerilerde bulunmuslar zaten. Benim ekleyecegim fazla birsey kalmamis.

    Zaman ve sabir cok önemli gercekten de...ve güven. Cocuga güven vermek cok önemli. Sana olan güveni ve kendine olan güveni güclenmesi lazim. Özellikle özgüven cok önemli bir faktör. Cocuklarda bu maalesef gelisemiyor bir cok nedenlerden dolayi.
    Aileye cok büyük is düsüyor bu konuda ama ne yazik ki tam da aile bu konuda yetersiz ya da bilincsiz kaliyor cogu kez.
    Cocuklari tesvik etmek/edebilmek, cesaretlendirebilmek cok önemli. Bircok cocuk övgüden cok elestiri almaya alisik oluyor maalesef. Bu yüzden yapabildikleri, basarabildikleri seyleri (bunlar nekadar az olursa olsun) öne cikarmak, dile getirmek, bu konuda onu övmek, cesaretlendirmek gerekiyor...ki sen bunlari bir egitimci olarak zaten biliyor ve uyguluyorsundur.

    Cocuklar icin en büyük motivasyon bu bence (ki büyükler icin bile öyledir):)
    Elestiri olsa bile, onu incitmeden, güvenini kirmadan, cok duyarli ve hassas bir dille yapmak gerek.
    Ailesiyle konusmalar ve onlari yönlendirmek , bu konuda onlarin nasil davranmalari gerektigini onlara anlatmak, tesvik etmek de sart. Cünkü sadece senin desteginle olmasi mümkün degil. Ailenin bu konuda bilinclenmesi olmazsa olmazlardan.
    Biz de bu konuya cok önem verir ve böyle calisiriz hastalarimizla (ben bir cocuk hastanesinin psikiyatri bölümünde calisiyorum, belki okumussundur blogumda)

    Daha cok seyler yazilabilir bu konuda ama sanirim simdilik bunlar yeterli. Daha detayli yazmak icin, cocuk, ailesi ve yasantisi hakkinda daha fazla ve detayli bilgiler ögrenmek gerekir.

    Umarim hayirlisi olur...ve ikinize de basarilar dilerim. Kolay gelsin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aile parası olan ama eğitim seviyesi orta öğretimde kalmış bir aile sanırım ama ona rağmen annesi en azından benim yanımdayken çok yapıcı davrandı kötü bir söz söylemedi kızmadı vs sadece bana ne yapmak lazım nasıl düzeliriz dedi yani bu iyi bir şey.

      Tabii ki biliyorum o yüzden yorumlarınız değerli.. ki olmasaydınız da değerli olacaktı :) motivasyon için sorulara cevap verince aferini sık sık söylüyorum kendimce sevgimi göstermek için yanağını sıkıyorum. İnanır mısınız ancak ikinci haftamda gülümsedi bir çocuk nasıl gülmez. Ha bir de annesi bana büsküvi falan getiriyor onları ona yediriyorum gizli gizli bu hoşuna gidiyor.. artık daha sık gülümsüyor..

      Umarım zamanla herşey daha iyi olur dediklerinize dikkat edeceğim teşekkür ederim.

      Sil
  7. Ne kadar duyarlısın Dark.
    Konuşup sordun mu seni üzen bir şey mi var diye? Belki bu yolla yardımcı olabilirsin. Başka da bir yöntem gelmedi aklıma..

    YanıtlaSil
  8. Tabiii ki sordum hayır diyor bu halini kabullenmiş sanki normalmiş gibi.. teşekkür ederim ama heralde bir çok kişi aynısını yapardı

    YanıtlaSil
  9. Ögretmenim, ögretmenler günün kutlu olsun, iyi ki varsiniz:)

    YanıtlaSil
  10. o kadar yabancıyım ki bu duyguya nasıl tuhaf geliyor anlatamam :) gerçekten teşekkür ederim Ayşe ablacım :)

    YanıtlaSil
  11. Keşke her öğrenci sizin gibi duyarlı öğretmenlerle karşılaşabilse. Nasıl düzeltilir bilemiyorum ama sorun ailede olabilir. Anne babada olmasa da başka yakın akrabalarda. O bile etkili olabiliyor insanın psikolojisinde. Bence bir pedagoga ihtiyacı var. Küçük yaşında taşımayacağı sorunları olabilir. :/

    YanıtlaSil
  12. Teşekkür ederim iltifat gibi oldu asıl mesleğim öğretmenlik değil çünkü :) sorun ailede biraz evet ailenin içine girdikçe görüyorsunuz. Şuana kadar öğrendiğim çocuğun annesinin babası zamanında alkol içim aileyi kırıp geçirenlerdenmiş o yüzden çocuğun annesi daha aileden ürkek büyümüş doğal olarak büyüttüğü çocuk da ürkek, kendini ifade edemeyen bir çocuk oluyor.. ben de böyle düşünüyorum ama çocuğun babası ilaç kullanımına karşıymış elim kolum bağlı bu konuda..

    YanıtlaSil
  13. Ne oldu bu cocukcağiza çok merak ediyorum =)

    YanıtlaSil
  14. Günaydın uzun zaman olmuş görüşmeyeli :) uzatmadan konuya giriyorum bir öğretmen olarak naçizane önerim; öncelikle velinin okul rehberlik servisiyle görüşüp durumu size bildirmesi. Çegingen bi çocuk diyorsunuz çünkü, Çocuğu görmeden konuşmak olmaz ama dikkat dağınıklığı ya da öğrenme güçlüğü olabilir.( Bu kanıya nasıl vardım okuldaki rehber öğretmenime bu yazıyı okutup sordum. Ne yapılabilir diye.) Neyse gelelim benim tavsiyeme geçen yıl özel ders verdiğim bir öğrencim vardı.Başarı olarak sınıfın oldukça gerisindeydi. Arkadaş edinmekte sıkıntı yaşıyordu. Ben haftada bir günümü ki 4 gün özel ders veriyordum. dışarıda bir etkinliğe ayırıyordum. beraber yemeğe gidiyorduk. Çocuk tiyatrosuna, çocuk filmi izlemeye, Müzeye vs. bir günü sadece kar topu oynamaya ayırmıştık.Böylece bana güveniyor her şeyini paylaşıyordu. Güven neden önemli çünkü güvenmeye başlayınca sizi dinliyorlar, yönlendirmelerinizi kabul ediyorlar. Gezilerimize bazen farklı arkadaşlarını da katıyorduk ki arkadaşlık ilişkileri gelişsin diye. Sonuç başarısı birden zirveye çıkmadı 0-1 olan dersleri 2 ya da 3 oldu ama çekingenliği çok azaldı. Ders tutumu çok düzeldi. Öğretmenleriyle sürekli iletişim halindeydim. Burda siz yapamasanız da ailesi bunu yapabilir. Diye düşündüm. sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  15. Yorum yazmamış olduğumu farkettim aslında sonraki yazım senin söylediklerine cevap niteliğindeydi biraz. Kusura bakma ne olur :)

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..