22 Haziran 2017 Perşembe

Özkan..

 
 Telefonum çaldı.. Uyku sersemi cevapladığımda bir kadın sesi vardı karşımda.. Tedirgindi.. Konuşmakla konuşmamak arasında kararsız kalmış gibiydi.. "Oğlum sınava girecek ona ders aldırmak istiyorum" dedi sonra.. Tabii dedim gerekli bilgileri aldıktan sonra aile ile tanışmak için verdikleri adrese gittim.. İzmir'e yeni geldiğim için gittiğim yeri bilmiyordum ama gördüğüm sokaklar benim bildiğim İzmir'e pek benzemiyordu.. Dar caddeden dolayı araç kuyruğu uzadıkça uzuyordu.. Eski yıkıldı yıkılacak gibi görünen evler "burada insan nasıl yaşar?" diye düşünmeme sebep olmuştu ki unutmuyorum.. İndiğim durakta telefonum çaldı kafamı kaldırınca esmer sıska bir kadının bana doğru geldiğini gördüm.. Yüzünde o kadar güzel bir gülümseme vardı ki tanıyormuş hissine kapıldım.. Peşine takılıp evine gittim. Dikkatsiz biri olmama rağmen pis bir sokak, boyası dökülmüş duvarlar kalmış hafızamda. Köşesi üçgen şeklinde kırılmış çerçeveleri odundan pencereler.. Evimiz burası dedi kadın.. Kapıyı açtığında beni merakla bekleyen iki çocuk duruyordu karşımda biraz utangaç biraz da haylaz.. Burada konuşmam gerekiyordu biliyorum. "Derse başlamadan önce tanışmak istedim" diye mırıldandım, sesim içime kaçmıştı sanki..


   Onu tanıdığımda 13 yaşındaydı Özkan. Teog denilen sınava girecek yaştaydı.. Odanın köşesinde bir futbol topu ilişti gözüme.. "Matematiğe karşı da futbol kadar ilgimiz var mı?" dedim. Yüzünde muzip bir gülümseme belirdi.. Annesi başladı haylazlığından şikayete.. Bir yarım saat kadar aldım Özkanı yanıma ne bilip ne bilmiyor diye baktım sonra bir kız çocuğu geldi sarıldı boynuma öptü beni.. Gülay.. Sanırım biraz kıskanmış ilgilenme sırası ondaydı.. Kahve içerken konuştuk uzun uzun annesiyle.. Baba uzun yol şoförü, anne engelli kız çocuğundan dolayı çalışamıyor.. Hani kıt kanaat geçinip gidiyor cinsinden bir aile.. Ne kadar geçiniliyorsa işte.. Anlattığı kadarıyla edebiyat öğretmenliğini kazandığı yıl annesi ölmüş.. Okutmamış babası da.. İçinde ukde.. Okuyacak oğlum diyor.. Elimden ne geliyorsa yaparım.. Gerekirse temizliğe giderim paranızı eksik etmem merak etmeyin diyor.. Benden önce birkaç öğretmen uğramış birkaç dersten sonra gelmediler diyor.. Özkan anne kadar azimli değil, o aklı topta olan bir çocuk.. Varoş bir mahallede, öğretmenlerin bile istemeyerek geldiği, kavga gürültünün eksik olmadığı bir okul.. 4 işlemi zor yapıyor gerisi yok.. sevdiğini söylediği derslerde de çok iyi değil sosyali falan da orta notlarda.. Bu kadar kısa sürede olmaz bu çocuk demiyorum ama aileyi kandırmak da istemiyorum. Çok eksiğimiz var diyorum çalışmamız gerek deneyeceğiz ama durum bu..! İlk sınav epey düşük zaten durumun biraz da farkında anne ama umut etmek istiyor.. 

   Zaman geçiyor.. Özkan çabalıyor bir şeyler öğreniyor ama hala yeteri değil.. Anneyle sürekli iletişim halindeyiz ne yapalım diyor sınav yaklaşıyor.. Anadolu lisesi olmayabilir diyorum.. Özkan'ın da fikrini sorarak bir düşünceye varıyoruz.. Sağlık meslek lisesini araştırın diyorum galiba ordan mezun olunca çalışmaya başlayabiliyorlar.. Bu seçenek geliyor aklıma çünkü aile bir de üniversite dönemini maddi olarak kaldırabilir mi bilmiyorum.. Bu durumda asgari ücretin biraz üzerinde düzgün bir yerde çalışabilir sanırım diyorum sonra belki 2 yıllık falan.. Sınava iki hafta falan kalıyor telefon geliyor anne diyor ki biz ders alamayacağız.. "Ne oldu diyorum benimle mi alakalı?" "Yok" diyor "seninle alakalı olur mu?". Biraz zorlayıp ağzından laf alıyorum eşinin aracında sıkıntı çıkmış kredi çekmişler zamanında ödeyememişler falan.. Sınava 2 hafta kaldı diyorum şuan bırakamayız.. Geleceğim derse sonra hesaplaşırız olmazsa da sorun değil.. 

  Özkan sınava giriyor, okul bitiyor, sonuçlar geliyor, Her şey istediğimiz gibi değil tabii.. Yazın boş olduğum için uğruyorum evlerine Gülay'ın doğum günüydü ufak bir şey alıyorum.. Anne bir konuda fikrimi alıyor.. Diyor ki burada bir okul var komşularım ona gitmişler fiyat sormuşlar. Sağlık alanında bir kolejmiş.. Gülay'ı evde yalnız bırakamadım onunla gittim diyor.. Devlet desteği mi ne varmış bir de Gülay'ı çok sevdiler diyor fiyatı biraz da onun için indirdiler.. "Yıllık 4-5 bin civarında taksit taksit ödeyebilirmişim".. Şaşırıyorum bir annenin evladı için yapabileceklerine.. Ben bu durumda olsam böyle bir işe kalkışabilir miyim emin değilim.. Demişler ki "durumunuzu bildiğimiz için Özkan mezun olduğunda anlaşmalı olduğumuz hastanelere yönlendireceğiz".. Kandırmaca mı yoksa gerçekten insanlık mı emin olamıyorum.. İyi bir fırsat diyorum eksilerini artılarını düşünüp okul eve yürüme mesafesinde normal bir okula gitse servis ücreti falan gerekebilir bu da masraf.. Yapın diyemiyorum ama anne zaten ikna olmuş gibi.. Neyse diyorum hiç olmazsa bir çözüm bulundu aklım burada kalmayacak.. İhtiyacınız olursa arayın mutlaka diyorum arada haberdar edin beni.. Çıkarken anne elime bir zarf tutuşturuyor "abla gerek yok Gülay'ın özel eğitimi var onun için gerekir" diyorum "o başka bu başka ta nerelerden geldin, zamanını harcadın" diyor.. 

   Üzerinden sanırım bir altı ay kadar geçiyor otogara gittiğim bir gün poğaça falan alıp uğruyorum birlikte kahvaltı ediyoruz.. Farklı bir şey var bu ailede.. Baba şoför olduğu için genelde evde olmuyor bir ya da iki sefer gördüm ama aynı sıcaklık onda da var.. Mutlular.. Okul fena gitmiyor Özkan alışmış durumda.. Son görüşmemiz bu.. Yeniden telefonum çalıyor.. Annenin sesini hemen tanıyorum.. "Kusura bakma başımızdan epey olay geçti arayıp soramadım seni" diyor. "Estağfirullah" diyorum utanarak "siz kusura bakmayın ben işe güce dalmışım".. Sesi biraz endişeli.. "Hayırdır bir şey mi oldu?" diyorum. "sen aklıma geldin" diyor. "babamız bir olay yaşadı" diyor "şuan hapiste". "Özkan'ın okulu yarım kalacak" diyor sesi ağlamaklı "sen bilirsin burs gibi bir şey bulabilir miyiz?" tabii diyorum sayıyorum birkaç kurum ama ikinci dönemin ortası.. bunlar senenin başında burs verir.. "Trafik Kazası mı ne oldu?" diyorum "Daha kötü, telefonda anlatılacak bir şey değil" diyor. Israr etmiyorum.. Aklımda bir sürü soru.. Bir kadın, iki çocuk.. Bu zamanda nasıl geçinir, nerede yaşar.. Okul işine nasıl çözüm bulunur.. Telefonu kapattıktan sonra "aman" deyip aklımdan çıkaramıyorum.. Kalbimin üzerinde hafif bir sızı hissediyorum.