22 Eylül 2017 Cuma

Okunası..

Karamanoglu Mehmet Bey’i arıyorum.Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mi? Bir ferman yayınlanmıştı:
“Bu günden sonra, divanda, dergâhta bârgâhta, mecliste, meydanda Türkçe’den başka dil konuşulmaya” diye hatırlayanınız var mi?
Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, fermana uyanınız var mi? Nutkum tutuldu, sasırdım merak ettim, Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mi?
* Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
* Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
* Hanim ağanın, firstlady olduğuna şaşıranınız var mi?
* Dükkanın store, bakkalın market, torbanın poşet,
* Mağazanın süper, hiper, gross market,
* Ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mi?
* İlan tahtasının billboard, sayı tablosunun skorboard,
* Bilgi alisinin brifing, bildirgenin deklarasyon,
* Merakin, uğrasın hobby olduğuna güleniniz var mi?
* Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
* Beldelerin girişinde welcome, çıkısında goodbye okuyanınız var mi?
* Korumanın, muhafızın, body guard,
* Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
* İtibarin, saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mi?
* Sekinin, alanın platform, merkezin center,
* Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
* Özlemin hasretin, nostalji olduğunu öğreneniz var mi?
* Is hanimizin plaza, bedestenimizin galeria,
* Sergi yerlerimizi, center room, show room,
* Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mi?
* Yol üstü lokantamızın fast food,
* Yemek çeşitlerimizin menü,Hesabini, adisyon diye ödeyeniniz var mi?
* İki katli evinizi dubleks, üç katli komşu evini tripleks, Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mi?
* Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
* Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya,
* Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk diyeniniz var mi?
* Mesireyi, kir gezisini picnic,
* Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
* Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, okey diye konuşanınız var mi?
* Çarpıcı önemli haberler, flash haber,
* Yasa, varol sevinçleri, oley oley,
* Yıldızları, star diye seyredeniniz var mi?
* Virvirik dağının tepesindeki köyde,
* Cafe show levhasının altında,
* Acının da acısı kahve içeniniz var mi?
* Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
* Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
* Özün el diline özendiğine, içi yananınız var mi?
* Masallarımızı, tekerlemelerimizi, ata sözlerimizi unuttuk,
* Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçe’miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mi?
Karamanoglu Mehmet Bey’i arıyorum, Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mi? Bir ferman yayınlamıştı … Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mi?
Dilini kaybeden millet, benliğinide kaybeder.
(Alıntı)

2 yorum:

  1. öncelikle hoşgeldin, üzülüyor insan tabi; ama böyle konuşunca kendini daha havalı hissedenler olduğunu görüyoruz tabi, please yani :)

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir yazıymış. Ben sınıflarımda Türkçe dışında sözcük kullananlardan puan kırıyorum. Buna kendimde dahilim. Bil bakalım en çok eksiyi kim alıyor. :( Çocuklarım zehir gibi birbirlerini hatta ailelerini uyarıyorlarmış ne güzeller değil mi :)

    YanıtlaSil

Kim durup düşünmüş, Ne demiş..